Rüşvet suçu ile irtikap suçu arasındaki temel ayrımı, 'tarafların sayısı' (tek failli/çok failli suç) ve 'menfaatin sağlanma şekli' (serbest irade/fesada uğratılmış irade) unsurları açısından, Ceza Genel Kurulu'nun 2010/70 sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62489

Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında da vurgulandığı gibi, rüşvet ve irtikap suçları arasındaki temel farklar şunlardır: 1) **Tarafların Sayısı (Suçun Yapısı):** - **İrtikap:** 'Tek failli' bir suçtur. Suçun faili, tek taraflı olarak mağdurun iradesini etkileyen 'kamu görevlisidir'. Menfaati sağlayan kişi ise suçun 'mağdurudur'. - **Rüşvet:** 'Çok failli' (karşılıklı) bir suçtur. Suç, menfaati sağlayan kişi (rüşvet veren) ile bu menfaati kabul eden 'kamu görevlisi' (rüşvet alan) arasında bir 'anlaşma' ile oluşur. Her iki taraf da suçun failidir. 2) **Menfaatin Sağlanma Şekli (İradenin Durumu):** - **İrtikap:** Mağdur, menfaati, iradesi 'fesada uğratılarak' (ikna) veya 'zorlanarak' (icbar), yani serbest olmayan bir iradeyle temin eder. - **Rüşvet:** Menfaati sağlayan kişi, bu menfaati 'serbest iradesiyle' ve kendi çıkarı için (bir işini yaptırmak veya yapılması gereken bir işi yaptırmamak için) temin eder. İradesi üzerinde bir baskı veya hile yoktur. Kısacası, irtikapta kamu görevlisinin tek taraflı bir üstünlüğü ve mağdurun zorunlu veya aldatılmış bir teslimiyeti varken; rüşvette taraflar arasında karşılıklı, yasa dışı bir 'pazarlık' ve 'anlaşma' söz konusudur. (TCK m.250, 252; CGK-K.2010/70)