Boşanma davasında, taraflardan birinin 'boşanmak istememesi' durumunun, 'anlaşmalı boşanma' (TMK m.166/3) ve 'çekişmeli boşanma' (TMK m.166/1-2) davaları açısından doğurduğu temel usuli farkı ve davanın akıbeti üzerindeki etkisini karşılaştırınız.
Taraflardan birinin boşanmak istememesi, davanın türüne göre tamamen farklı sonuçlar doğurur: 1) **Anlaşmalı Boşanma Davasında (TMK m.166/3):** - **Usuli Sonuç:** Anlaşmalı boşanmanın temel şartı, tarafların boşanma ve fer'ileri konusunda 'tam bir mutabakat' içinde olmalarıdır. Taraflardan biri, duruşmada boşanmak istemediğini beyan ederse veya protokole imza atmaktan kaçınırsa, 'anlaşma' unsuru ortadan kalkar. - **Davanın Akıbeti:** Bu durumda, anlaşmalı boşanma davası 'çekişmeli boşanma davasına dönüşür'. Mahkeme, davayı reddetmez; davacıya, davasını çekişmeli olarak sürdürmek isteyip istemediğini sorar ve iddialarını ve delillerini sunması için süre verir. Dava, artık kusur araştırmasının yapıldığı, HMK'nın genel yargılama usulüne tabi bir çekişmeli davaya dönüşür (Yargıtay 2. HD kararları). 2) **Çekişmeli Boşanma Davasında (TMK m.166/1-2):** - **Usuli Sonuç:** Çekişmeli boşanmada, tarafların anlaşamaması zaten davanın doğası gereğidir. Davalının 'boşanmak istemiyorum' demesi, davanın seyrini tek başına değiştirmez. - **Davanın Akıbeti:** Davanın akıbeti, davacının, boşanma sebebini oluşturan vakıaları ve bu vakıalarda davalının 'kusurlu' olduğunu ispat edip edememesine bağlıdır. Eğer davacı, davalının kusurunu ispatlarsa ve kendi kusuru daha ağır değilse, mahkeme, davalı istemese bile boşanmaya karar verir. Eğer ispatlayamazsa veya kendisi daha ağır kusurlu çıkarsa, dava reddedilir. Kısacası, anlaşmalı boşanmada rıza eksikliği davayı dönüştürürken, çekişmeli boşanmada sadece bir savunma beyanıdır ve davanın sonucu ispat faaliyetine bağlıdır. (TMK m.166)