HMK'ya göre, bir davanın açılmasıyla birlikte meydana gelen 'maddi hukuk' ve 'usul hukuku' açısından sonuçları, özellikle zamanaşımının kesilmesi, derdestlik ve ihtiyati tedbir talebi gibi konuları dikkate alarak açıklayınız.
Bir davanın açılması (dava dilekçesinin mahkemeye verilmesi ve harcının yatırılması), hem maddi hukuk hem de usul hukuku alanında önemli sonuçlar doğurur: **Maddi Hukuk Açısından Sonuçları:** 1) **Zamanaşımının Kesilmesi (TBK m.154):** Dava açılmasıyla birlikte, dava konusu alacağa ilişkin 'zamanaşımı süresi kesilir'. Bu, alacaklının hakkını takip ettiğini gösterir ve hak kaybını önler. 2) **Hak Düşürücü Sürelerin Durması:** Dava açılması, kanunda öngörülen hak düşürücü sürelerin korunmasını sağlar. 3) **Borçlunun Temerrüde Düşmesi:** Eğer borçlu daha önce temerrüde düşmemişse, dava açılmasıyla birlikte, alacağın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi işlemeye başlar. **Usul Hukuku Açısından Sonuçları:** 1) **Derdestlik (HMK m.114/1-ı):** Aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı sebebe dayalı olarak ikinci bir dava açılamaz. Dava açılmasıyla birlikte 'derdestlik' durumu oluşur ve bu, ikinci davanın açılması için bir dava şartı (kesin hükmün öncüsü) yokluğu teşkil eder. 2) **Mahkemenin İnceleme Yükümlülüğü:** Dava açılmasıyla, mahkemenin o davayı inceleme ve karara bağlama yükümlülüğü doğar. 3) **Geçici Hukuki Koruma Talepleri:** Davanın açılmasıyla birlikte veya öncesinde, davacı, hakkının korunması için 'ihtiyati tedbir' veya 'ihtiyati haciz' gibi geçici hukuki koruma tedbirleri talep edebilir. (TBK m.154; HMK m.114)