Yargıtay içtihatlarında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun (TCK m.179) manevi unsuru olan 'kast'ın varlığının tespitinde, failin 'alkol oranı', 'olay tutanağı', 'tanık ifadeleri' ve 'harici davranışları'nın birlikte değerlendirilmesi zorunluluğunun, suçun sübutu açısından önemini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62464

TCK m.179/3'teki alkollü araç kullanma suçunun oluşması için, failin sadece alkollü olması değil, aynı zamanda alkolün etkisiyle 'güvenli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde' olması gerekir. Yargıtay, bu durumun tespitinde tek bir delile (örneğin, sadece promil miktarına) dayanılmasını yeterli görmemekte, tüm delillerin 'birlikte değerlendirilmesi' gerektiğini vurgulamaktadır. Bu, suçun sübutu (ispatı) açısından önemlidir: - **Alkol Oranı:** Bilimsel olarak 1.00 promilin üzeri, güvenli sürüş yeteneğinin kaybolduğuna dair güçlü bir karine oluştursa da, bu mutlak değildir. - **Olay Tutanağı:** Kolluk tarafından tutulan kaza veya tespit tutanağında, failin sürüş şekline, konuşmasındaki tutarsızlıklara, dengesiz hareketlerine ilişkin gözlemler, kastın ve güvenli sürüş yeteneğinin kaybının önemli delilleridir. - **Tanık İfadeleri:** Olayı gören tanıkların, failin kaza öncesi veya sonrası davranışları, aracını nasıl kullandığı (yalpalama, ani manevralar) hakkındaki beyanları, mahkemenin kanaatini oluşturmada kritik rol oynar. - **Harici Davranışlar:** Failin hastanedeki veya karakoldaki tavırları, hekim veya kolluk görevlilerine karşı tutumu, konuşma ve yürüme şekli gibi harici gözlemler de, alkolün etkisi altında olup olmadığının belirlenmesinde dikkate alınır. Hakimin, bu delillerin tümünü bir bütün olarak değerlendirip, failin sadece alkol aldığını değil, aynı zamanda bu alkolün etkisiyle aracı güvenli bir şekilde yönetme yeteneğini kaybettiği yönünde 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir kanaate' ulaşması gerekir. Bu, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkının bir gereğidir. (kadimhukuk.com.tr, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu)