Bir maddi tazminat davasında, trafik kazası sonucu yaralanan mağdurun tazminatının hesaplanmasında, maluliyet oranının nasıl tespit edildiğini ve bu oranın 'usulüne uygun bir bakım ve tedavi' sonrası belirlenmesi zorunluluğunu açıklayınız.
Trafik kazası sonucu yaralanan bir kişinin sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) tazminatının hesaplanabilmesi için, öncelikle uğradığı bedensel zararın, yani 'maluliyet oranının' tıbben tespit edilmesi gerekir. **Tespit Usulü:** Maluliyet oranı, kural olarak Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü bir üniversite hastanesinden alınacak 'sağlık kurulu raporu' ile belirlenir. Bu rapor, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre hazırlanan 'Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ndeki cetvellere göre hazırlanır. Raporda, kişinin kazadan kaynaklanan sakatlığının, genel beden gücünün yüzde kaçını kaybetmesine yol açtığı belirtilir. **'Usulüne Uygun Bakım ve Tedavi' Sonrası Belirleme Zorunluluğu:** Maluliyet oranı, kaza sonrası hemen değil, kişinin 'usulüne uygun bir bakım ve tedavi' sürecini tamamladıktan sonra, durumunun 'sabit' (stabil) hale geldiği anda tespit edilmelidir. Çünkü tedavi sürecinde, başlangıçta ağır görünen bir yaralanma iyileşebilir veya maluliyet oranı düşebilir. Kalıcı bir hasardan bahsedebilmek için, tıbben yapılabilecek tüm tedavilerin uygulanmış ve buna rağmen bir sakatlığın kalmış olması gerekir. Mahkeme, bu nedenle, nihai maluliyet oranının tespiti için, tedavi süreci tamamlandıktan sonra kişiyi sağlık kuruluna sevk eder. Bu rapor, tazminat hesabının temelini oluşturur. (Metin içi atıflar)