İrtikap suçunun TCK m.250'de 'seçimlik hareketli' bir suç olarak düzenlenmesinin, suçun tek bir fiille mi yoksa birden fazla fiille mi işlenebileceği ve bu durumun 'içtima' kuralları açısından sonuçları üzerindeki etkisini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62443

İrtikap suçu, TCK m.250'de 'icbar etme' (fıkra 1), 'ikna etme' (fıkra 2) veya 'hatadan yararlanma' (fıkra 3) şeklinde üç farklı 'seçimlik hareketle' işlenebilen bir suç olarak düzenlenmiştir. **Seçimlik Hareketli Suçun Anlamı:** Bu, kanuni tanımdaki bu hareketlerden 'herhangi birinin' yapılmasıyla suçun tamamlanmış sayılacağı anlamına gelir. Failin, aynı suç işleme kastı altında, aynı mağdura karşı bu hareketlerden birden fazlasını (örneğin, önce ikna etmeye çalışıp başaramayınca icbar etmesi) gerçekleştirmesi durumunda, faile her bir hareket için ayrı ayrı ceza verilmez; tek bir irtikap suçundan sorumlu tutulur. Bu, seçimlik hareketli suçların doğal bir sonucudur ve fikri içtima veya zincirleme suç kurallarının uygulanmasını gerektirmez. **İçtima Kuralları Açısından Sonuçları:** Eğer fail, aynı mağdura karşı, aynı suç işleme sürecinde hem ikna hem de icbar hareketlerini sergilerse, bu tek bir irtikap suçu sayılır ve fail, daha ağır cezayı öngören 'icbar suretiyle irtikap' (TCK m.250/1) hükmüne göre cezalandırılır. Çünkü daha ağır olan fiil, daha hafif olanı kendi içinde eritir (tüketen-tüketilen norm ilişkisi). Ancak, fail, bir menfaati irtikapla aldıktan sonra, tamamen farklı bir zamanda ve farklı bir olayda aynı mağdura karşı yeniden bir irtikap eylemi gerçekleştirirse, bu durumda şartları varsa 'zincirleme suç' (TCK m.43) hükümleri uygulanabilir. (TCK m.250)