Venedik Komisyonu ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri'nin, KHK ile kamu görevinden çıkarma işlemlerine ilişkin raporlarında vurguladığı 'asgari usuli gerekler'in (delilleri öğrenme, iddialara cevap verme hakkı) adil yargılanma hakkı açısından önemini, Yalçınkaya Kararı'ndaki tespitlerle birleştirerek analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62435

Venedik Komisyonu ve İnsan Hakları Komiseri'nin raporları, KHK ile ihraç işlemlerinde en temel usuli güvencelerin dahi sağlanmadığını vurgulamıştır. Bu raporlara göre, bir idari yaptırım veya disiplin cezası uygulanırken, 'kişilerin kendilerine karşı yöneltilen delillere ulaşma ve karar alınmadan önce kendi iddialarını sunabilme hakları olmalıydı'. Bu, adil yargılanma hakkının en temel unsurları olan 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin asgari bir gereğidir. **Yalçınkaya Kararı ile Birlikte Analiz:** AİHM Yalçınkaya Kararı, bu tespitleri teyit etmiş ve daha ileri götürmüştür. Kararda, başvurucunun aleyhindeki delillere (ByLock verileri) etkili bir şekilde itiraz etme ve savunmasını iddia makamıyla eşit koşullarda yürütme fırsatından mahrum bırakıldığı belirtilmiştir. Ulusal mahkemelerin, başvurucunun iddialarına ve itirazlarına anlamlı bir cevap vermemesi, onun 'gerçekten dinlenmediği' sonucunu doğurmuştur. Hem uluslararası gözlemci kurumların raporları hem de AİHM'in bağlayıcı kararı, KHK ile ihraç süreçlerinin, kişiyi savunmasız bırakan, delillerin tek taraflı olarak değerlendirildiği ve keyfiliğe açık bir yapıda olduğunu göstermektedir. Bir kişinin, hakkındaki suçlamaların ne olduğunu ve hangi delillere dayandığını bilmeden, bunlara cevap verme imkanı bulamadan en ağır yaptırımlardan biri olan meslekten çıkarılması, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkının özünün inkarı anlamına gelmektedir. (AİHM Yalçınkaya Kararı; Venedik Komisyonu ve İnsan Hakları Komiseri Raporları)