Anayasa Mahkemesi'nin Cumali Karaşahin Başvurusu'nda, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildikten sonra, 'ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için' neden tazminata değil de 'yeniden yargılama' yapılmasına hükmettiğini, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi ve 'hukuki yarar' kavramı açısından açıklayınız.
6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi, Anayasa Mahkemesi'ne, tespit ettiği ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için çeşitli yollar öngörme yetkisi verir. Bunlar; yeniden yargılama, tazminata hükmetme veya genel mahkemelerde dava açılması yolunu göstermedir. Kural olan ve öncelikli olarak başvurulması gereken yol, 'yeniden yargılama'dır. **Yeniden Yargılama Kararının Gerekçesi:** Cumali Karaşahin Başvurusu'nda AYM'nin tazminata değil de yeniden yargılamaya hükmetmesinin temel nedeni, 'yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmasıdır'. İhlal, derece mahkemesinin, mülkiyet hakkını (meşru beklentiyi) ve kanunilik ilkesini yanlış yorumlayarak davayı esastan reddetmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmanın en etkili yolu, bu hatalı kararı veren mahkemenin, AYM'nin çizdiği anayasal çerçeveye uygun olarak davayı yeniden ele alması ve doğru bir karar vermesidir. Yeniden yargılama yoluyla, sadece başvurucunun tazminat alması değil, aynı zamanda mülkiyet hakkının hukuken tanınması ve ihlalin kaynağı olan hatalı mahkeme kararının ortadan kaldırılması sağlanır. Tazminata ancak, yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmayan (örneğin, ihlalin giderilmesi için artık çok geç olması veya konunun tamamen ortadan kalkması gibi) istisnai durumlarda hükmedilir. (6216 SK m.50/2; AYM Cumali Karaşahin Başvurusu, par. 75)