CMK m.91/7 uyarınca, 'Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur' hükmünün, 'habeas corpus' ilkesi ve 'savunma hakkı' açısından önemini değerlendiriniz.
CMK m.91/7, gözaltı tedbirinin keyfi bir şekilde uzatılmasını önleyen ve temel hakları güvence altına alan kritik bir hükümdür. **Habeas Corpus İlkesi Açısından Önemi:** 'Habeas Corpus' (Latince: 'bedenine sahip olasın'), bir kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasının hukuka uygunluğunun, derhal bir 'yargısal makam' (hakim) tarafından denetlenmesi hakkını ifade eder. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının en temel güvencesidir. CMK m.91/7, gözaltı süresinin (normalde 24 saat, uzatmayla en fazla 4 gün) sonunda, şüphelinin mutlaka bir hakim önüne çıkarılmasını emrederek, bu ilkeyi somutlaştırır. Hakim, gözaltının devam edip etmeyeceğine (tutuklama veya adli kontrol şeklinde) veya kişinin serbest bırakılıp bırakılmayacağına karar verir. Bu, idarenin (kolluk/savcılık) kişi hürriyetine yönelik müdahalesinin, bağımsız bir yargı organı tarafından denetlenmesini sağlar. **Savunma Hakkı Açısından Önemi:** Fıkradaki 'Sorguda müdafii de hazır bulunur' ifadesi, 'savunma hakkının' (AİHS m.6/3-c) vazgeçilmezliğini vurgular. Hakim önündeki sorgu, şüphelinin kaderini belirleyecek en kritik aşamalardan biridir. Bu aşamada bir avukatın (müdafi) hukuki yardımından yararlanması, şüphelinin haklarını tam olarak kullanabilmesi, aleyhindeki delillere karşı etkili bir savunma yapabilmesi ve adil bir sorgulama sürecinin temin edilmesi için zorunludur. Bu hüküm, savunma hakkının soruşturmanın en başından itibaren etkin bir şekilde kullanılmasını güvence altına alır. (CMK m.91; AİHS m.5, 6)