TCK m.61/10'da yer alan 'Kanunda açıkça yazılı olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir' hükmünün, ceza hukukundaki 'kanunilik (tipiklik)' ilkesi ile olan ilişkisini ve hakimin takdir yetkisinin sınırlarını nasıl çizdiğini açıklayınız.
TCK m.61/10'daki bu hüküm, ceza hukukunun en temel ilkesi olan 'kanunilik' (nullum crimen, nulla poena sine lege - kanunsuz suç ve ceza olmaz) ilkesinin, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi aşamasındaki somut bir yansımasıdır. **Kanunilik İlkesi ile İlişkisi:** Kanunilik ilkesi, sadece hangi fiillerin suç sayılacağının değil, aynı zamanda bu suçlara hangi cezaların, ne kadar süreyle ve hangi koşullarda verileceğinin de 'kanunla açıkça' belirlenmesini gerektirir. TCK m.61/10, bu ilkeyi pekiştirerek, hakimin, kanunda öngörülmeyen bir artırım veya indirim nedeni yaratamayacağını, kanundaki ceza türünü veya miktarını keyfi olarak değiştiremeyeceğini emreder. **Hakimin Takdir Yetkisinin Sınırları:** Bu hüküm, hakimin takdir yetkisini ortadan kaldırmaz, ancak bu yetkinin 'sınırlarını' çizer. Hakimin takdir yetkisi, kanunun kendisine tanıdığı alanlarla sınırlıdır. Hakim; - Temel cezayı, kanunda belirtilen alt ve üst sınırlar 'içinde' TCK m.61/1'deki kriterlere göre belirleyebilir. - Artırım ve indirimleri, yine kanunda öngörülen nitelikli haller, teşebbüs, iştirak, haksız tahrik gibi kurumlar ve bu kurumlar için kanunda belirtilen 'oranlar dahilinde' uygulayabilir. - TCK m.62'deki takdiri indirimi, kanunda belirtilen 1/6 oranında yapabilir. Hakimin, bu yasal çerçeve dışına çıkarak, örneğin 'çok pişman olduğu için' kanunda olmayan ek bir indirim yapması veya 'fiili çok ağır bulduğu için' kanundaki üst sınırdan daha fazla bir ceza vermesi mümkün değildir. (TCK m.2, 61/10)