AİHM'in Yalçınkaya Kararı'nda, Sözleşme'nin 46. maddesi gereği Türkiye'ye yüklenen 'gerekli sonuçları çıkarma' ve 'uygun olan diğer genel tedbirleri alma' yükümlülüğünün, sadece derdest davaları değil, gelecekteki olası ihlalleri önleme işlevini, 'pilot karar' niteliği açısından tartışınız.
AİHM'in AİHS m.46 kapsamındaki kararları, sadece başvurucunun durumunu düzeltmeyi değil, aynı zamanda ihlale yol açan 'sistematik sorunu' ortadan kaldırmayı hedefler. Yalçınkaya Kararı da bu nitelikte bir 'pilot karar' veya pilot karar niteliğinde bir karar olarak değerlendirilmelidir. Mahkeme, kararın 413-418. paragraflarında, tespit edilen ihlallerin (AİHS m.6, 7, 11) sadece Yalçınkaya'ya özgü olmadığını, on binlerce benzer davayı etkileyen 'sistematik bir sorun' olduğunu vurgulamıştır. **Yükümlülüğün Kapsamı:** Bu nedenle, Türkiye'ye yüklenen 'gerekli sonuçları çıkarma' ve 'genel tedbirleri alma' yükümlülüğü, iki yönlüdür: 1) **Geçmişe ve Mevcut Duruma Yönelik (Telafi Edici):** Başta başvurucunun davası olmak üzere, benzer durumda olan ve 'yerel mahkemeler önünde görülmekte olan' tüm davalarda, kararda belirtilen ilkelerin (kastın araştırılması, yasal faaliyetlerin delil sayılmaması, adil yargılanma güvenceleri) uygulanarak ihlallerin giderilmesi. Bu, yargılamanın yenilenmesi gibi yollarla sağlanabilir. 2) **Geleceğe Yönelik (Önleyici):** Yargı pratiğinin ve gerekirse yasal düzenlemelerin, AİHM'in tespit ettiği ihlalleri gelecekte tekrarlamayacak şekilde değiştirilmesi. Bu, ulusal mahkemelerin ve savcılıkların, terör suçlarının soruşturulmasında ve kovuşturulmasında AİHM standartlarına uymasını, keyfi ve geniş yorumlardan kaçınmasını gerektirir. Bu yükümlülük, AİHM'in iş yükünü azaltmayı ve temel hakların ulusal düzeyde etkin bir şekilde korunmasını sağlamayı amaçlar. (AİHS m.46; AİHM Yalçınkaya Kararı)