Maddi tazminat davalarında, davalının 'idari bir kurum' olduğu durumlarda adli yargı ile idari yargı arasındaki 'yargı yolu' ayrımının temelini, 'hizmet kusuru' ve 'kamu hizmeti' kavramları çerçevesinde açıklayınız. Yargıtay'ın bu konuda verdiği 'görevsizlik' kararlarının (4. HD – 2016/11849 K.) hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62401

Adli yargı ile idari yargı arasındaki görev ayrımı, Anayasa'nın yargı kolları ayrılığı ilkesine dayanır. Maddi tazminat davalarında bu ayrımın temeli, zarara yol açan eylemin niteliğindedir. **İdari Yargının Görev Alanı:** Eğer zarar, idarenin 'kamu hizmetini' yürütürken, bu hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde veya işleyişindeki bir aksaklık, eksiklik veya bozukluktan, yani bir 'hizmet kusurundan' kaynaklanıyorsa, bu durumda görevli yargı yolu 'idari yargıdır'. Bu tür davalar, 2577 sayılı İYUK uyarınca 'tam yargı davası' olarak İdare Mahkemelerinde açılır. **Adli Yargının Görev Alanı:** Eğer idarenin eylemi, kamu hizmeti veya hizmet kusuru ile ilgili değilse, özel hukuk hükümlerine tabi bir eylem ise (örneğin, idarenin bir kiracı olarak kira borcunu ödememesi) veya idarenin personeli, göreviyle ilgisiz bir şekilde kişisel kusuruyla bir zarar vermişse (hizmetten ayrılabilen kişisel kusur), bu durumlarda görevli yargı yolu 'adli yargı' (Hukuk Mahkemeleri) olabilir. **Yargıtay Kararının Hukuki Dayanağı:** Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, trafik tescil bürosu görevlilerinin kayıtları düzgün tutmaması (hizmet kusuru) nedeniyle açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Bu kararın hukuki dayanağı, Anayasa'nın 125. maddesindeki 'İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır' hükmü ve 2577 sayılı İYUK'tur. Yargı yolu, kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğundan, mahkeme bunu re'sen dikkate almalı ve adli yargıda açılan böyle bir davada 'görevsizlik' kararı vererek dosyayı görevli idare mahkemesine göndermelidir. (İYUK m.2; Anayasa m.125; Yargıtay 4. HD Kararı)