İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davalarında, kusur oranının belirlenmesinde 'işverenin niteliği' ve 'iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddeleri'nin incelenmesinin zorunluluğunu, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/9335 sayılı kararı ışığında açıklayınız.
Yargıtay, iş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında kusur oranının belirlenmesinin, soyut ve genel bir değerlendirme ile yapılamayacağını, somut ve objektif kriterlere dayanması gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da belirtildiği gibi, kusur aidiyetinin ve oranının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için şu hususlar ayrıntılı bir şekilde incelenmelidir: 1) **İşverenin Niteliği:** Büyük ölçekli, kurumsal bir işveren ile küçük bir atölye sahibinden beklenen iş güvenliği önlemleri ve özen derecesi aynı değildir. Mahkeme, işverenin organizasyon yapısını, mali gücünü ve teknik imkanlarını dikkate almalıdır. 2) **Mevzuatın İncelenmesi:** Kusur tespiti yapan bilirkişi heyeti, olayın meydana geldiği iş koluna özgü yasal düzenlemeleri, özellikle 'İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemelidir. Bu inceleme sonucunda, 'işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı' ve 'alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı' somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu inceleme yapılmadan verilen, genel ifadelere dayalı bir kusur raporu, Yargıtay tarafından hükme esas alınmak için yeterli görülmemektedir. (Yargıtay 21. HD, E.2015/20594, K.2016/9335)