Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen 'evde hizmet sözleşmesi'nde (TBK m.461 vd.), işçinin işi 'aile bireyleriyle birlikte' görme imkanının, genel hizmet sözleşmesindeki 'bizzat çalışma borcu' (TBK m.395) ilkesine getirdiği istisnanın niteliğini ve bu durumun işverenin denetim hakkı üzerindeki etkilerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62375

Genel hizmet sözleşmesinde kural, işçinin işi bizzat yapmasıdır (TBK m.395). Ancak evde hizmet sözleşmesi, bu kurala önemli bir istisna getirir. TBK m.461, işçinin işi 'bizzat veya aile bireyleriyle birlikte' görmeyi üstlendiğini belirtir. **İstisnanın Niteliği:** Bu istisna, evde hizmetin niteliğinden kaynaklanır. İş, işverenin denetim ve gözetiminin yoğun olduğu bir işyerinde değil, işçinin kendi özel alanında (evinde) yapılır. Bu ortam, işçinin aile bireylerinden yardım almasını doğal ve olağan kılar. Kanun koyucu bu fiili durumu tanıyarak, işçinin aile bireylerinden yardım almasını sözleşmenin bir unsuru olarak kabul etmiştir. Ancak asıl sorumlu, sözleşmenin tarafı olan işçidir. **İşverenin Denetim Hakkına Etkisi:** Bu durum, işverenin denetim hakkını sınırlar. İşveren, işyerindeki gibi sürekli ve doğrudan bir denetim yapamaz. Denetimi, genellikle işin teslimi sırasında ürünün kalitesini ve niteliğini kontrol etmekle sınırlıdır. İşin kim tarafından (işçi mi, aile bireyi mi) yapıldığından çok, kararlaştırılan nitelikte ve zamanda yapılıp yapılmadığı önemlidir. İşveren, işçinin evine girerek çalışma sürecini denetleme gibi bir hakka sahip değildir; bu, işçinin özel hayatına ve konut dokunulmazlığına aykırı olur. (TBK m.395, 461)