Boşanma davasında, davacının veya davalının duruşmaya avukatı olmaksızın katılmaması halinde uygulanan usul kurallarının (müracaata bırakma, yokluğunda devam) temel amacını, 'yargılamanın süratlendirilmesi' ve 'savunma hakkının korunması' ilkeleri arasındaki denge açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62361

Duruşmaya katılmamanın sonuçlarını düzenleyen usul kuralları, iki temel ilke arasında bir denge kurmayı amaçlar: 1) **Yargılamanın Süratlendirilmesi ve Usul Ekonomisi:** Davacının duruşmayı takip etmemesi halinde davanın işlemden kaldırılması (müracaata bırakma), davaların gereksiz yere açık kalmasını ve mahkemelerin iş yükünün artmasını engeller. Davacıya, davasına sahip çıkma sorumluluğu yükler. Davalının yokluğunda davaya devam edilmesi ise, davalının yargılamayı kasten geciktirmesini veya engellemesini önler. Bu, yargılamanın makul sürede tamamlanması hedefine hizmet eder. 2) **Savunma Hakkının Korunması:** Müracaata bırakılan dava, davacıya 3 ay içinde yenileme imkanı tanıyarak hak kaybını önler. Davalının yokluğunda davaya devam edilse de, davalı daha sonraki duruşmalara katılarak savunma hakkını kullanabilir; tebligatların usulüne uygun yapılması şartıyla bu hak tamamen ortadan kalkmaz. Ancak, katılmadığı duruşmalardaki işlemlere itiraz hakkını kaybeder. Bu düzenlemeler, bir yandan davanın taraflarca sürüncemede bırakılmasını engellerken, diğer yandan da tarafların temel savunma haklarını tamamen ortadan kaldırmayarak adil bir denge kurmaya çalışır. (Metin içi atıflar, HMK genel hükümleri)