Bir hizmet sözleşmesinde işveren tarafından işçiye verilen 'ikramiye'nin (TBK m.405) hangi durumlarda işçi için bir 'istem hakkı' doğurduğunu ve bu hakkın kazanılmasında 'anlaşma, çalışma şartı veya tek taraflı taahhüt' unsurlarının rolünü açıklayınız.
TBK m.405'e göre işveren, bayram, yılbaşı gibi belirli günler dolayısıyla işçilerine özel ikramiye verebilir. Kural olarak, işverenin tek seferlik veya düzensiz olarak verdiği ikramiyeler, işçi için bir alacak hakkı doğurmaz; bu, işverenin bir lütfudur. Ancak, işçinin ikramiyeyi 'istem hakkı', şu üç durumdan birinin varlığı halinde doğar: 1) **Anlaşma:** İş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde, işçiye belirli koşullarda ikramiye ödeneceği açıkça kararlaştırılmışsa. 2) **Çalışma Şartı (İşyeri Uygulaması):** Sözleşmede yazılı bir hüküm olmasa bile, işverenin aynı nitelikteki ikramiyeyi, belirli koşullara bağlı olarak, en az üç yıl üst üste veya düzenli bir şekilde tüm veya belirli bir grup işçiye ödemesi, bu ödemeyi bir 'çalışma şartı' veya 'işyeri uygulaması' haline getirir. Bu durumda işveren, bu uygulamadan tek taraflı olarak vazgeçemez. 3) **İşverenin Tek Taraflı Taahhüdü:** İşverenin, işçilere ikramiye ödeyeceğini tek taraflı olarak duyurması veya vaat etmesi (örneğin, bir genelge veya duyuru ile). Bu durumlardan biri varsa, ikramiye artık bir lütuf olmaktan çıkar ve işçi için kazanılmış bir hak, işveren için ise ödenecek bir borç haline gelir. (TBK m.405)