HMK m.109'da düzenlenen 'kısmi dava' ile 'belirsiz alacak davası' arasındaki temel farkı, özellikle alacağın 'belirlenebilirliği' ve 'zamanaşımının kesilmesi' sonuçları açısından karşılaştırınız. HMK m.109/2'nin yürürlükten kaldırılmasının 'belirli alacaklar' için kısmi dava açılabilmesi üzerindeki etkisini açıklayınız.
Kısmi dava ve belirsiz alacak davası, alacağın tamamı yerine bir kısmı için dava açılmasına imkan tanısa da, aralarında önemli farklar vardır: 1) **Alacağın Niteliği:** - **Kısmi Dava (HMK m.109):** Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, alacağın sadece bir kısmı için açılan davadır. Alacak genellikle 'belirli' veya 'belirlenebilir' durumdadır. - **Belirsiz Alacak Davası (HMK m.107):** Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin olarak 'belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği' veya bunun 'imkânsız olduğu' hâllerde açılır. Temel kriter, alacağın belirsiz olmasıdır. 2) **Zamanaşımının Kesilmesi:** - **Kısmi Dava:** Zamanaşımı, sadece dava edilen kısım için kesilir. Dava edilmeyen bakiye kısım için zamanaşımı işlemeye devam eder. Bakiye kısım, ıslah veya ek dava yoluyla talep edilmezse zamanaşımına uğrayabilir. - **Belirsiz Alacak Davası:** Zamanaşımı, alacağın 'tamamı için' dava açıldığı anda kesilir. Yargılama sırasında alacak miktarı netleştiğinde, davacı herhangi bir ek dava veya ıslaha gerek kalmaksızın (sadece talep sonucunu artırarak) alacağın tamamını talep edebilir ve bu talep zamanaşımına uğramaz. **HMK m.109/2'nin Kaldırılmasının Etkisi:** Eskiden 'Alacağın tamamı için talepte bulunulabileceği açıkça anlaşılmakta ise, kısmi dava açılamaz' hükmünü içeren HMK m.109/2, yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklikle birlikte, artık 'belirli' veya 'belirlenebilir' nitelikteki alacaklar için de 'kısmi dava açılması mümkün hale gelmiştir'. Bu, davacılara daha fazla esneklik sağlamıştır. (HMK m.107, 109)