Maddi tazminat miktarının hesaplanmasında, Yargıtay tarafından benimsenen 'aktif dönem' ve 'pasif dönem' ayrımının mantığını ve bu dönemlerin belirlenmesinde kullanılan kriterleri (emeklilik yaşı, yaşam beklentisi) açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62354

Sürekli iş göremezlik veya destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanmasında, zarar görenin veya desteğin gelecekteki gelir kayıpları dikkate alınır. Yargıtay, bu hesaplamada 'aktif dönem' ve 'pasif dönem' ayrımını benimsemiştir. **Aktif Dönem:** Kişinin fiilen çalışarak gelir elde ettiği veya edeceği varsayılan dönemdir. Bu dönem genellikle, yasal emeklilik yaşına (örneğin, 60 veya 65 yaş) kadar olan süreyi kapsar. Bu dönemdeki gelir kaybı, kişinin bilinen son geliri veya emsal ücretler üzerinden hesaplanır. **Pasif Dönem:** Kişinin emekli olduktan sonra, bilinen yaşam beklentisine (genellikle TRH 2010 gibi yaşam tablolarına göre belirlenir, örneğin 72 yaş) kadar olan süredir. Bu dönemde kişinin artık aktif olarak çalışarak gelir elde etmediği, ancak emekli maaşı aldığı veya yaşamsal faaliyetleri için bir gelire ihtiyaç duyduğu varsayılır. Pasif dönemdeki gelir, genellikle asgari ücret veya aktif dönem gelirinin belirli bir oranı üzerinden daha düşük bir miktarda hesaplanır. **Ayrımın Mantığı:** Bu ayrımın temel mantığı, tazminat hesabını daha gerçekçi ve hakkaniyete uygun hale getirmektir. Kişinin emekli olduktan sonraki gelir potansiyeli, çalıştığı dönemdekiyle aynı olmayacaktır. Bu ayrım, kişinin yaşam evrelerindeki ekonomik farklılıkları dikkate alarak, ne eksik ne de fazla bir tazminata hükmedilmesini sağlamayı amaçlar. (Metin içi atıflar)