Boşanma davasında, tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamaması (TMK m.184/3) kuralının, 'kamu düzeni' ile olan ilişkisini ve bu kuralın 'anlaşmalı boşanma' (TMK m.166/3) durumundaki istisnasını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62351

Çekişmeli boşanma davalarında, TMK m.184/3 uyarınca 'Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.' Bu kuralın temel nedeni, boşanmanın sadece tarafların özel alanını değil, aynı zamanda ailenin korunması yoluyla 'kamu düzenini' de ilgilendirmesidir. Kanun koyucu, tarafların anlaşarak veya bir tarafın baskısıyla, gerçekte var olmayan boşanma sebeplerini varmış gibi göstererek (muvazaalı olarak) boşanmalarını engellemek istemiştir. Hakim, tarafların 'boşanma sebebini oluşturan olayların yaşandığı' yönündeki ikrarlarına rağmen, bu olayların gerçekten yaşandığına dair 'vicdani bir kanaat' oluşturmak için diğer delilleri de (tanık, belge vb.) araştırmak zorundadır. **Anlaşmalı Boşanmadaki İstisna:** Bu kuralın en önemli istisnası, anlaşmalı boşanma davasıdır. TMK m.166/3, son cümlesinde, 'Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz' diyerek, anlaşmalı boşanmada tarafların boşanma ve sonuçları üzerindeki ortak iradelerinin (ikrarlarının) esas alınacağını belirtir. Çünkü burada taraflar, boşanmanın kendisi ve tüm sonuçları üzerinde tam bir mutabakat içindedir ve muvazaa riski daha düşüktür. Hakim, sadece tarafların iradelerinin serbestçe oluşup oluşmadığını ve anlaşmanın (özellikle çocuklarla ilgili kısımlarının) kamu düzenine uygun olup olmadığını denetler. (TMK m.166/3, 184)