Çekişmeli boşanma davasında 'akıl hastalığı' sebebine (TMK m.165) dayanılabilmesi için aranan üç koşulu (akıl hastalığı, ortak hayatın çekilmez hale gelmesi, hastalığın geçmesine olanak bulunmaması) ve bu koşulların ispat usulünü, özellikle 'resmi sağlık kurulu raporu'nun rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62347

Akıl hastalığı sebebine dayalı boşanma davası (TMK m.165), kusura dayalı olmayan, objektif bir boşanma sebebidir. Bu davanın kabul edilebilmesi için üç koşulun bir arada bulunması gerekir: 1) **Akıl Hastalığının Varlığı:** Eşlerden birinin tıbben teşhis edilmiş bir akıl hastalığına sahip olması gerekir. 2) **Ortak Hayatın Çekilmez Hale Gelmesi:** Bu akıl hastalığı nedeniyle, diğer eş için ortak hayatın sürdürülmesinin 'çekilmez' hale gelmesi gerekir. Bu, her somut olayda hakimin takdir edeceği, sübjektif bir koşuldur. Hastalığın tezahürleri (şiddet, tutarsız davranışlar vb.) bu değerlendirmede rol oynar. 3) **Hastalığın Geçmesine Olanak Bulunmaması:** Hastalığın iyileşme ihtimalinin olmaması gerekir. **İspat Usulü ve Raporun Rolü:** Davacı eş, bu üç koşulu da ispatlamakla yükümlüdür. Özellikle üçüncü koşul olan 'hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı', ancak ve ancak 'resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla' ispatlanabilir. Yani, mahkemenin bu konuda tam teşekküllü bir devlet hastanesinden veya üniversite hastanesinden alınmış, hastalığın sürekli ve iyileşmez nitelikte olduğunu belirten bir heyet raporu alması zorunludur. Tek bir doktor raporu yeterli değildir. Bu rapor, davanın esası için kurucu bir delil niteliğindedir. (TMK m.165)