HMK'ya göre bir davanın 'eda davası', 'tespit davası' veya 'inşai dava' olarak nitelendirilmesinin, hükmün icrası ve hukuki sonuçları üzerindeki etkilerini karşılaştırarak açıklayınız.
Bir davanın türü, hükmün niteliğini, icra edilebilirliğini ve yarattığı hukuki sonuçları doğrudan etkiler: 1) **Eda Davası (HMK m.105):** Bu davada verilen hüküm, davalıyı bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya 'mahkum eder'. Bu hüküm, 'ilamlı icra'nın konusunu oluşturur. Yani, davalı hükme uymazsa, davacı icra dairesi aracılığıyla hükmün zorla yerine getirilmesini sağlayabilir. En güçlü ve tam hukuki korumayı sağlar. 2) **Tespit Davası (HMK m.106):** Bu davada verilen hüküm, sadece bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığını ya da yokluğunu 'tespit eder'. Bir mahkumiyet veya emir içermez. Bu nedenle, tespit hükümleri tek başına 'doğrudan icra edilemez'. Ancak, bu tespit hükmü, daha sonra açılabilecek bir eda davasında veya bir idari işlemde 'kesin delil' olarak kullanılabilir. 3) **İnşai Dava:** Bu davada verilen hüküm, yeni bir hukuki durum 'yaratır', mevcut bir hukuki durumu 'değiştirir' veya 'ortadan kaldırır'. Örneğin, boşanma kararı evlilik birliğini sona erdirir, babalık davası kararı soybağı kurar. İnşai hükümler, verildikleri anda hukuki durumu değiştirdikleri için, genellikle ayrıca icra edilmelerine gerek kalmaz. Hükmün kendisi istenen sonucu yaratır ve bu yeni hukuki durum sicillere (nüfus, tapu vb.) tescil edilir. (HMK m.105, 106)