Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/6697 sayılı kararında, irtikap suçundan zarar gören 'Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün' duruşmadan haberdar edilmemesinin neden usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, 'suçtan zarar gören' kavramı ve CMK m.233-234'teki haklar açısından açıklayınız.
Yargıtay'ın anılan kararında, duruşmadan haberdar edilmemenin usule aykırı bulunmasının temel nedeni, irtikap suçunun sadece bireysel mağdura değil, aynı zamanda kamu idaresinin güvenirliğine ve işleyişine de zarar vermesidir. **'Suçtan Zarar Gören' Kavramı:** Ceza muhakemesinde 'suçtan zarar gören', suçtan doğrudan doğruya maddi veya manevi bir zarara uğrayan gerçek veya tüzel kişidir. İrtikap suçu, bir kamu görevlisi tarafından işlendiği ve kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanıldığı için, bu suçtan zarar gören sadece menfaati temin eden birey değil, aynı zamanda itibarını ve güvenirliğini zedelediği 'kamu idaresi'nin kendisidir. Somut olayda, suç bir tapu memuru tarafından işlendiği için, 'Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü' suçtan doğrudan zarar gören kamu kurumu konumundadır. **CMK m.233-234'teki Haklar:** Suçtan zarar görenin, CMK m.233 ve 234 uyarınca, kovuşturma evresinde 'davaya katılma (müdahil olma)', delil sunma, tanık dinletme, soru sorma ve kanun yollarına başvurma gibi önemli hakları vardır. Bu haklarını kullanabilmesi için, öncelikle usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmesi gerekir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü duruşmalara çağrılmadan yargılamaya devam edilmesi, onun bu yasal haklarını kullanmasını engellemiş ve bu nedenle karar usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. (CMK m.233, 234; Yargıtay 5. CD, E.2016/6697)