Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talepleri boşanmanın fer'isi niteliğindeyken, 'ziynet alacağı' talebinin bu nitelikte olmamasının hukuki sonuçlarını, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2019/7254 sayılı kararı ışığında, dava açma usulü ve harç yükümlülüğü açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62321

Boşanmanın fer'isi (eki) niteliğindeki talepler (maddi/manevi tazminat, yoksulluk nafakası), boşanma davası ile sıkı bir bağ içinde olup, boşanma kararıyla birlikte veya boşanma kararından sonra belirli bir süre içinde istenebilir. Ancak 'ziynet alacağı' talebi, boşanmanın fer'isi niteliğinde değildir. Bu, eşler arasındaki mal rejiminden veya kişisel malların iadesine ilişkin genel hükümlerden kaynaklanan, boşanma davasından bağımsız bir 'eda davası'dır. **Yargıtay 2. HD Kararı ve Hukuki Sonuçları:** Yargıtay'ın anılan kararında da vurgulandığı gibi, ziynet alacağı talebinin boşanmanın fer'isi olmamasının önemli usuli sonuçları vardır: 1) **Ayrı Dava veya Usulüne Uygun Talep:** Ziynet alacağı, boşanma davası içinde talep edilecekse, bunun için 'usulüne uygun olarak açılmış bir dava' bulunmalıdır. Bu, ya boşanma davası ile birlikte birleştirilerek açılan ayrı bir dava ya da boşanma davasında 'karşı dava' olarak veya harcı yatırılmış net bir talep şeklinde ileri sürülmelidir. 2) **Harç Yükümlülüğü:** Ziynet alacağı, boşanma harcından ayrı olarak, talep edilen ziynetlerin değeri üzerinden hesaplanan nispi harca tabidir. Sadece boşanma davası içinde sözlü olarak talep edilmesi veya dilekçede harçsız bir şekilde belirtilmesi, geçerli bir talep oluşturmaz. Mahkeme, usulüne uygun olarak açılmış bir dava veya talep bulunmadığından, ziynet alacağı talebi hakkında 'karar verilmesine yer olmadığına' karar vermelidir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - K.2019/7254)