Anayasa Mahkemesi'nin 2014/2927 sayılı Cumali Karaşahin Başvurusu'nda, başvurucunun mülkiyet hakkı ihlali iddiasının neden 'kabul edilebilir' bulunduğunu, 'mülkün varlığı' ve 'meşru beklenti' kavramları temelinde açıklayınız. Başvurucunun 'eşitlik ilkesi' ihlali iddiasının neden temellendirilemediğini belirtiniz.
AYM, Cumali Karaşahin Başvurusu'nda mülkiyet hakkı ihlali iddiasını şu gerekçelerle 'kabul edilebilir' bulmuştur: **Mülkün Varlığı ve Meşru Beklenti:** Başvurucu tapulu malik olmasa da, Hazine arazisi üzerindeki ağaçları yönünden korunmaya değer bir menfaati, yani bir 'mülkü' olduğu kabul edilmiştir. Bu kabulün temelinde 'meşru beklenti' ilkesi yatar. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesi ve yerleşik Yargıtay/Danıştay içtihatları, başkasına ait arazi üzerindeki muhdesat bedelinin zilyedine ödeneceğini öngörmektedir. Başvurucunun uzun yıllar ecrimisil ödeyerek ve idarenin müdahalesi olmaksızın bu ağaçları yetiştirmiş olması, bu yasal dayanaklar ışığında, ağaçların sökülmesi halinde kendisine tazminat ödeneceğine dair 'yeterli somutluğa sahip bir meşru beklenti' oluşturmuştur. Bu meşru beklenti, Anayasa m.35 kapsamında bir mülk olarak korunur. **Eşitlik İlkesi İddiası:** Başvurucunun eşitlik ilkesi (Anayasa m.10) ihlali iddiası ise temellendirilememiştir. Çünkü bu iddianın ciddiye alınabilmesi için, başvurucunun kendisiyle 'benzer hukuki durumda' olan başka kişilere farklı muamele yapıldığını ve bu farklılığın 'ayrımcı bir nedene' dayandığını makul delillerle ortaya koyması gerekir. Başvurucu, bu yönde somut bir bulgu veya kanıt sunamadığı için bu iddiası açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur. (Anayasa m.10, 35; AYM, B. No: 2014/2927)