Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2014/6864 sayılı kararında, istirdat davası olarak açılan bir davanın mahkemece 'usulüne uygun bir menfi tespit davası açılmadığı' gerekçesiyle reddedilmesinin neden hukuka aykırı bulunduğunu, eda davasının tespit istemini de içerdiği ilkesi çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62314

Yargıtay'ın anılan kararında, mahkemenin kararının hukuka aykırı bulunmasının temel nedeni, eda davasının hukuki niteliğinin yanlış değerlendirilmesidir. Davacı, fazla ödediğini iddia ettiği bir miktarın iadesi için 'istirdat davası' açmıştır. Bu, HMK m.105 anlamında tipik bir 'eda davası'dır. Her eda davası, doğası gereği, öncelikle alacağın veya borcun varlığına/yokluğuna ilişkin bir tespiti içerir. Mahkeme, davalıyı bir miktar parayı iade etmeye mahkum edebilmek için, öncelikle davacının o miktarda borçlu olmadığının veya fazla ödeme yaptığının 'tespitini' yapmak zorundadır. Bu nedenle, 'eda davaları aynı zamanda tespit/menfi tespit niteliğindedir'. Mahkemenin, davacının ayrıca bir 'menfi tespit davası' açması gerektiği yönündeki gerekçesi, bu temel usul ilkesine aykırıdır. Mahkeme, açılmış olan eda davası kapsamında borcun varlığını araştırmalı ve fazla bir ödeme varsa, talep doğrultusunda iadesine karar vermeliydi. Davanın usulden reddi, hem hukuka aykırı hem de usul ekonomisine terstir. (HMK m.105; Yargıtay 15. HD, E.2014/6864, K.2015/1358)