Ceza Genel Kurulu'nun 2018/223 sayılı kararında, kadastro mahkemesi yazı işleri müdürünün dava masrafı adı altında fazla para alıp bir kısmını hakime verme eyleminin neden 'görevi kötüye kullanma' değil de 'ikna suretiyle irtikap' olarak nitelendirildiğini, 'görevin sağladığı güven' unsurunu merkeze alarak analiz ediniz.
Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında, eylemin 'ikna suretiyle irtikap' olarak nitelendirilmesinin temel nedeni, failin 'görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak' hileli bir davranış sergilemesidir. Mağdurlar (dava açan vatandaşlar), adliyeye ve mahkeme kalemine geldiklerinde, yazı işleri müdürünün kendilerinden talep ettiği paranın yasal bir harç veya masraf olduğuna inanmaktadırlar. Fail, bu inanç ve güvenden yararlanarak, mağdurları parayı vezne yerine kendisine ödemeye veya fazla ödeme yapmaya 'ikna' etmektedir. Burada mağdurun iradesi, kamu görevlisine duyduğu güven nedeniyle fesada uğratılmaktadır. 'Görevi kötüye kullanma' suçu ise genel, tali ve tamamlayıcı bir suçtur. Failin eylemi, özel bir suç tipi olan irtikap suçunun (özellikle ikna suretiyle irtikap) tüm unsurlarını taşıdığı için, özel normun önceliği ilkesi gereği fail irtikap suçundan cezalandırılmalıdır. Failin hileli davranışı, sadece görevinin gereklerine aykırı bir hareket olmanın ötesinde, mağduru aldatarak menfaat temin etmeye yöneliktir. (TCK m.250/2; TCK m.257; CGK - Karar:2018/223)