Belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinde fesih hakkının kötüye kullanılması durumunda (TBK m.434) işverenin ödemekle yükümlü olduğu tazminatın niteliğini ve miktarını açıklayınız. Bu tazminatın, iş güvencesi tazminatından farkı nedir?
TBK m.434, 'Hizmet sözleşmesinin fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işveren, işçiye fesih bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür' hükmünü içerir. Bu tazminat, 'kötü niyet tazminatı' olarak da bilinir. **Niteliği ve Miktarı:** Bu tazminat, cezai nitelikte bir tazminattır. İşverenin fesih hakkını, TMK m.2'deki dürüstlük kuralına aykırı şekilde, işçiye zarar verme amacıyla (örneğin, işçinin sendikal faaliyetleri, yasal bir hakkını talep etmesi gibi nedenlerle) kullanması durumunda doğar. Miktarı, kanunla sabit olarak belirlenmiştir: işçinin kıdemine göre belirlenen 'fesih bildirim süresine (ihbar süresine) ait ücretin üç katı'. Örneğin, 2 yıl kıdemi olan bir işçinin ihbar süresi 4 hafta ise, bu tazminat 12 haftalık ücreti tutarında olacaktır. **İş Güvencesi Tazminatından Farkı:** Bu tazminat, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki 'iş güvencesi' hükümlerinden yararlanamayan işçiler için (örneğin, 30'dan az işçi çalıştıran işyerleri, 6 aydan az kıdemi olan işçiler) geçerlidir. İş güvencesi kapsamında olan bir işçi, feshin geçersizliği nedeniyle işe iade davası açar ve işe başlatılmazsa, 4 ila 8 aylık ücreti tutarında 'iş güvencesi tazminatı' alır. TBK m.434'teki tazminat ise, işe iade imkanı olmayan durumlarda bir koruma sağlar ve miktarı daha farklı hesaplanır. (TBK m.434)