CMK m.128/10'a göre malvarlığı değerlerine kayyım atanması ile CMK m.133'e göre şirket yönetimine kayyım atanması arasındaki temel fark nedir? 7539 sayılı Kanun'un her iki durumda da TMSF'nin kayyım olarak atanmasına imkan tanımasını, tedbirlerin ağırlığı ve niteliği açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62293

CMK'da düzenlenen bu iki kayyımlık türü arasında önemli farklar vardır: 1) **CMK m.133 (Şirket Yönetimine Kayyım):** Bu tedbir, 'tüzel kişi' olan şirketlerin yönetimine yöneliktir. Suçun, bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu şüphesiyle, şirketin yönetim organının yetkilerinin denetlenmesi (denetim kayyımı) veya tamamen kayyıma devredilmesi (yönetim kayyımı) söz konusudur. 2) **CMK m.128/10 (Malvarlığı Değerlerine Kayyım):** Bu tedbir ise, 'gerçek veya tüzel kişilere ait belirli malvarlığı değerlerinin' (örneğin, bir gayrimenkul, banka hesabı, araç) idaresi için kayyım atanmasını düzenler. Burada amaç, belirli bir malvarlığı değerinin müsaderesini veya korunmasını sağlamaktır, bir tüzel kişiliğin tamamının yönetimini devralmak değildir. **7539 Sayılı Kanun'un Etkisi:** 7539 sayılı Kanun, belirli katalog suçlarda, hem CMK m.133'e göre şirketlere hem de CMK m.128/10'a göre 'malvarlığı değerlerine' kayyım atanması halinde, TMSF'nin kayyım olarak atanmasına imkan tanımaktadır. Bu, TMSF'nin yetki alanını, sadece şirket yönetimlerinden, bireysel malvarlığı değerlerinin idaresine kadar genişletmektedir. Tedbirlerin niteliği açısından, bir şirketin tamamının yönetimini devralmak, tek bir malvarlığı değerine kayyım atanmasından çok daha ağır ve kapsamlı bir müdahaledir. Ancak her iki durumda da TMSF'ye satış ve tasfiye gibi geniş yetkiler verilmesi, mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin ağırlığını artırmakta ve anayasallık tartışmalarını beraberinde getirmektedir. (CMK m.128/10, 133; 7539 SK)