Maddi tazminat davalarında 'davanın ıslahı' (HMK m.176) kurumunun, özellikle zararın yargılama sırasında netleştiği durumlarda (örneğin, maluliyet oranının bilirkişi raporuyla belirlenmesi) davacıya sağladığı usuli imkanı açıklayınız. Islah ile yeni tanık gösterilememesi kuralının (HMK m.240/2) gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62261

Islah (HMK m.176), tarafların yargılamadaki usul işlemlerini tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine imkan tanıyan bir kurumdur. Maddi tazminat davalarında, davacı başlangıçta zararının tam miktarını bilemeyebilir ve 'fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak' kısmi bir taleple dava açabilir. Yargılama sırasında, örneğin bir iş kazası veya trafik kazası sonrası Adli Tıp Kurumu'ndan gelen bilirkişi raporuyla davacının maluliyet oranı ve dolayısıyla gerçek zararı netleştiğinde, davacı 'ıslah' yoluyla dava değerini artırarak, hesaplanan zararın tamamını talep edebilir. Bu, davacının hak kaybına uğramasını önleyen çok önemli bir usuli imkandır. **Yeni Tanık Gösterilememesi Kuralı:** HMK m.240/2 uyarınca, ikinci bir tanık listesi verilemez. Yargıtay, bu kuralı genişleterek 'ıslah yoluyla yeni tanık gösterilemeyeceğini' de kabul etmektedir. Bu kuralın temel gerekçesi, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ilkesini korumak ve tarafların delillerini zamanında sunmalarını teşvik ederek yargılamanın sürüncemede kalmasını engellemektir. (HMK m.176, 240/2)