Yargıtay içtihatlarında 'alt sınırdan uzaklaşarak temel ceza tayini' için gösterilen gerekçelerin TCK m.61/1'e uygun, yasal, yeterli ve dosya içeriğiyle uyumlu olma zorunluluğunu, adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi (TCK m.3) bağlamında analiz ediniz.
Yargıtay, temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesinde, hakimin dayandığı gerekçenin TCK m.61/1'de sayılan ölçütlere uygun, yasal, yeterli ve dosya içeriğiyle uyumlu olması gerektiğini vurgulamaktadır (YCGK-K.2013/132). Bu zorunluluk, TCK m.3/1'de düzenlenen 'suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur' şeklindeki 'orantılılık' ve 'adalet ve kanun önünde eşitlik' ilkesinin bir gereğidir. Gerekçenin bu nitelikleri taşıması, keyfiliği önler, kararı aydınlatır, tarafları tatmin eder ve en önemlisi, hakimin takdir yetkisini kanuni sınırlar içinde kullanıp kullanmadığının Yargıtay tarafından denetlenebilmesini sağlar. Örneğin, benzer nitelikteki iki ayrı olayda, faillerden birine alt sınırdan, diğerine ise somut ve kabul edilebilir bir gerekçe gösterilmeksizin üst sınıra yakın bir ceza verilmesi, eşitlik ve orantılılık ilkelerini ihlal eder. Bu nedenle, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren her bir somut olgu (kastın yoğunluğu, zararın büyüklüğü, suçun işleniş biçimindeki vahamet vb.) kararda açıkça belirtilmelidir. (TCK m.3, 61/1; YCGK-K.2013/132)