Maddi tazminat davalarında 'illiyet (nedensellik) bağı'nın kurulmasının önemini ve bu bağın kesildiği halleri (mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin fiili) açıklayınız.
Maddi tazminat davalarında sorumluluğun doğabilmesi için, hukuka aykırı fiil ile meydana gelen zarar arasında uygun bir 'illiyet (nedensellik) bağı' bulunması zorunludur. Bu bağ, zararın o fiilden kaynaklandığını, o fiil olmasaydı zararın meydana gelmeyeceğini ifade eder. İlliyet bağının ispatı, genellikle davacıya aittir. Ancak bazı durumlarda bu bağ kesilebilir ve bu durumda davalının sorumluluğu ortadan kalkar veya azalır. İlliyet bağını kesen haller şunlardır: 1) **Mücbir Sebep:** Davalının faaliyet ve işletmesi dışında kalan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır (deprem, sel, savaş gibi). Bu durumda, zarar davalının fiilinden değil, mücbir sebepten kaynaklandığı için illiyet bağı kesilir. 2) **Zarar Görenin Ağır Kusuru:** Zarar görenin kendisinin, zararın doğmasında veya artmasında ağır derecede kusurlu olması (örneğin, tüm uyarılara rağmen tehlikeli bir alana girmesi), illiyet bağını kesebilir. Bu durumda hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52). 3) **Üçüncü Kişinin Fiili:** Zararın, davalıdan tamamen bağımsız bir üçüncü kişinin beklenmedik ve ağır kusurlu bir fiiliyle meydana gelmesi durumunda da illiyet bağı kesilebilir. (TBK m.52)