İcbar suretiyle irtikap suçu ile rüşvet suçu arasındaki ayrımda, 'mağdurun meşru bir zeminde bulunup bulunmaması' kriterinin önemini Yargıtay'ın 2014/4463 E., 2016/4540 K. sayılı kararı ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62241

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin anılan kararında da belirtildiği gibi, icbar suretiyle irtikap suçu ile rüşvet suçu arasındaki ayrımda kritik unsurlardan biri, menfaati sağlayan kişinin 'meşru bir zeminde' olup olmadığıdır. **İcbar suretiyle irtikapta,** mağdur genellikle meşru bir zemindedir ve haklı bir işinin kamu görevlisi tarafından yapılmayacağı veya geciktirileceği endişesiyle, manevi cebir altında, haksız olduğunu bildiği bir menfaati sağlamak zorunda kalır. **Rüşvette ise,** menfaati sağlayan kişi genellikle 'meşru bir zeminde değildir'. Yargıtay'ın kararında, usulsüz elektrik kullandıkları tespit edilen müştekilerin, bu yasa dışı durumun gerektirdiği işlemi yapmamaları için polis memurlarına menfaat temin etmeye çalışmaları rüşvet olarak nitelendirilmiştir. Müştekiler, meşru bir zeminde olmadıkları ve kendilerinden istenen paranın yasal olmadığını bilebilecek durumda oldukları için, eylemin irtikap suçunun icbar veya ikna unsurlarını taşımadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, yasa dışı bir menfaatin karşılığı olarak verilen para, taraflar arasında bir 'rüşvet anlaşması' olarak değerlendirilir. (Yargıtay 5. CD, 2014/4463 E., 2016/4540 K.)