Boşanma davasında 'velayet'in düzenlenmesinde mahkemenin dikkate alması gereken temel ilke olan 'çocuğun üstün yararı' kavramını ve bu ilkenin somutlaştırılmasında kullanılan kriterleri (çocuğun yaşı, görüşü, ebeveynlerin durumu vb.) açıklayınız. Yargıtay'ın 'idrak yaşı'na ilişkin uygulamasını belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62239

Boşanma davasında velayetin düzenlenmesinde mahkemenin dikkate alması gereken tek ve temel ilke, 'çocuğun üstün yararı'dır. Bu ilke, velayete ilişkin tüm kararlarda, çocuğun bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimini en iyi şekilde sağlayacak çözümün bulunmasını amaçlar. Mahkeme, bu ilkeyi somutlaştırırken şu kriterleri dikkate alır: - Çocuğun yaşı, cinsiyeti, sağlık durumu ve alışkanlıkları. - Ebeveynlerin yaşam tarzları, ekonomik durumları, çocukla ilgilenme düzeyleri, ahlaki durumları. - Çocuğun kardeşleriyle olan ilişkisi (kardeşlerin ayrılmaması ilkesi). - Çocuğun mevcut sosyal çevresi ve okul durumu. - **Çocuğun Görüşü:** Mahkeme, 'idrak yaşına' ulaşmış çocukları dinlemeli ve velayet konusundaki görüşünü sormalıdır. Yargıtay uygulamasına göre çocuğun idrak yaşı, genellikle '8 yaş veya üstü' olarak kabul edilmektedir. 8 yaş veya bu yaşın üzerinde olan çocukların görüşü alınmadan velayetin düzenlenmesi, Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılmaktadır. Ancak çocuğun görüşü tek başına bağlayıcı değildir; hakim, çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar verir. (Metin içi atıflar)