Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun (TCK m.179) şikayete tabi olmamasının ve resen soruşturulmasının kamu düzeni açısından önemini açıklayınız. Bu suçun zamanaşımı sürelerinin, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarındaki zamanaşımına etkisini (TBK m.72, KTK m.109) değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62235

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, bireysel bir mağdurdan ziyade genel olarak toplumun güvenliğini hedef alan bir suçtur. Bu nedenle 'kamu düzenini' koruma amacı taşır. Şikayete tabi olmaması ve savcılık tarafından 'resen soruşturulması', suçun işlendiğine dair bir ihbar veya bilgi üzerine, herhangi bir mağdur şikayeti olmasa bile kamu davası açılabilmesini sağlar. Bu, trafik güvenliğinin etkin bir şekilde korunması için zorunludur. **Tazminat Davalarına Etkisi:** Bu suçun ceza kanununda düzenlenmiş olması, haksız fiilden (trafik kazası) kaynaklanan tazminat davalarının zamanaşımı süresini doğrudan etkiler. Hem TBK m.72 hem de KTK m.109, eğer haksız fiil aynı zamanda ceza kanununa göre daha uzun bir zamanaşımı süresi öngören bir suçu oluşturuyorsa, tazminat davası için de bu uzun 'ceza zamanaşımı süresinin' uygulanacağını belirtir. TCK m.179/1 için bu süre 15 yıl, TCK m.179/2-3 için 8 yıldır. Bu süreler, normal haksız fiil zamanaşımı olan 2 ve 10 yıldan daha uzun olduğu için, mağdurlara tazminat davası açmak için daha geniş bir zaman tanır. (TCK m.179; TBK m.72; KTK m.109)