Belirli süreli hizmet sözleşmesinin (TBK m.430), süresinin bitiminden sonra 'örtülü olarak sürdürülmesi' halinde belirsiz süreliye dönüşmesi ilkesini açıklayınız. 'Esaslı bir sebebin varlığı halinde, üst üste belirli süreli hizmet sözleşmesi kurulabilmesi' kuralının, iş güvencesi hükümlerinin dolanılmasını önleme amacını tartışınız.
Belirli süreli hizmet sözleşmesi, kural olarak sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Ancak, 'Belirli süreli sözleşme, süresinin bitiminden sonra örtülü olarak sürdürülüyorsa, belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür' (TBK m.430/2). Örtülü sürdürme, tarafların sözleşme sona ermiş olmasına rağmen, işçinin çalışmaya devam etmesi ve işverenin de bu çalışmayı kabul etmesi (ücret ödemesi gibi) ile olur. Bu durumda, kanun tarafların iradesinin sözleşmeyi belirsiz süreli olarak devam ettirme yönünde olduğunu varsayar. Kural olarak, belirli süreli hizmet sözleşmesi esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Ancak TBK m.430/3, 'esaslı bir sebebin varlığı hâlinde, üst üste belirli süreli hizmet sözleşmesi kurulabilir' diyerek bir istisna getirir. Esaslı sebep, işin niteliğinden kaynaklanan objektif bir neden olmalıdır (örneğin, proje bazlı işler, mevsimlik işler). Bu kuralın amacı, işverenlerin, işçinin iş güvencesi, kıdem tazminatı gibi haklarından yararlanmasını engellemek amacıyla, sürekli bir iş ilişkisini yapay olarak belirli süreli sözleşmelerle bölmesini ve 'hakkın kötüye kullanılmasını' önlemektir. (TBK m.430)