Anayasa Mahkemesi'nin Cumali Karaşahin Başvurusu'nda (B. No: 2014/2927), Hazine arazisini ecrimisil ödeyerek kullanan başvurucunun, arazi üzerindeki ağaçlarının DSİ tarafından sökülmesi eylemini 'mülkiyet hakkı' kapsamında nasıl değerlendirdiğini açıklayınız. 'Meşru beklenti' ilkesinin bu karardaki rolünü analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62222

Anayasa Mahkemesi, Cumali Karaşahin Başvurusu'nda, başvurucunun Hazine arazisi üzerindeki ağaçlarının mülkiyet hakkı (Anayasa m.35) kapsamında korunması gereken bir 'mülk' teşkil ettiğine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: 1) **Mülkün Varlığı ve Meşru Beklenti:** Başvurucunun taşınmaz üzerinde doğrudan bir mülkiyet hakkı olmasa da, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesi ve yerleşik Yargıtay/Danıştay içtihatları, başkası adına tapulu taşınmazlar üzerindeki ağaç ve yapıların (muhdesat) bedelinin zilyedine ödeneceğini öngörmektedir. Başvurucunun uzun yıllar ecrimisil ödeyerek ve idarenin müdahalesi olmaksızın araziyi kullanması ve ağaç yetiştirmesi, bu yasal düzenlemeler ve içtihatlar uyarınca, ağaçlarının sökülmesi halinde kendisine tazminat ödeneceğine dair 'yeterli somutluğa sahip bir meşru beklenti' oluşturmuştur. Bu meşru beklenti, Anayasa'nın 35. maddesi anlamında korunması gereken bir mülktür. 2) **Müdahale ve Kanunilik:** Ağaçların tazminat ödenmeksizin sökülmesi, bu mülke bir müdahaledir. Derece mahkemesinin, yerleşik içtihatlardan ayrılarak 'öngörülemez' bir yorumla davayı reddetmesi, müdahalenin 'kanunilik' unsurunu sağlamadığını göstermektedir. Bu nedenle AYM, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. (Anayasa m.35; AYM Cumali Karaşahin Başvurusu; 2942 SK m.19)