OHAL döneminde AİHS m.15 kapsamında yapılan derogasyon (sözleşmeyi askıya alma) bildiriminin, KHK ile ihraç işlemlerinde temel usuli güvencelerin (savunma hakkı, delillere itiraz hakkı) ortadan kaldırılmasını haklı kılıp kılmayacağını AİHM Yalçınkaya Kararı'ndaki 'hukukun üstünlüğü' ilkesi çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62220

AİHM Yalçınkaya Kararı, AİHS m.15 kapsamındaki bir derogasyon bildiriminin, devlete temel hakları keyfi olarak kısıtlama konusunda 'açık çek vermediğini' açıkça belirtmiştir. Mahkeme'ye göre, 'olağanüstü hal bağlamında bile, hukukun üstünlüğü temel ilkesi geçerli olmalıdır.' AİHS m.15, ancak 'durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde' ve Sözleşme'den doğan diğer yükümlülüklere aykırı olmamak koşuluyla derogasyona izin verir. Yalçınkaya Kararı'nda Mahkeme, başvurucunun delillere etkili bir şekilde itiraz etme ve savunmasını yapma fırsatından mahrum bırakılmasının, adil yargılanma hakkının (AİHS m.6/1) özüyle bağdaşmadığına ve bu tür bir kısıtlamanın OHAL koşullarında dahi 'durumun kesinlikle gerektirdiği' bir tedbir olarak kabul edilemeyeceğine karar vermiştir. Başvurucunun özel ve ilgili taleplerine cevap verilmemesi ve argümanlarının dikkate alınmaması, 'mahkemelerin halka telkin etmesi gereken güveni sarsıcı etkiye' sahiptir. Sonuç olarak, OHAL ve derogasyon bildirimi, Anayasa ve AİHS'te yer alan temel usuli güvencelerin tamamen ortadan kaldırılmasını haklı kılmaz. (AİHS m.6, 15; AİHM Yalçınkaya Kararı, par. 341, 350, 355)