Alacak 'belirli' olmasına rağmen, 'belirsiz alacak davası' olarak açılan bir davanın akıbeti ne olur? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları doğrultusunda, 'hukuki yarar' yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilip edilemeyeceğini ve hakimin bu durumda izlemesi gereken usulü (kısmi dava olarak devam etme, süre vererek tam eda davasına çevirme) açıklayınız.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre (HGK 2016/1166 E., 2019/576 K.), alacak belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davası olarak açılan bir dava, 'hukuki yarar' yani dava şartı yokluğu nedeniyle usulden hemen reddedilmemelidir. Zira davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün değilse, dava açmakta her zaman hukuki yararı vardır. Hakimin izlemesi gereken usul şöyledir: 1) **Davanın Niteliğinin Belirlenmesi:** Hakim, taleple bağlı olduğu için (HMK m.26) öncelikle HMK m.119/2 uyarınca davacıya bir haftalık kesin süre vererek, davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlemesini istemelidir. 2) **Kısmi Dava Olarak Devam Etme:** Eğer davacı belirsiz alacak davası olarak devam etmek istediğini belirtir ancak belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyorsa, fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise (ki belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılabilir), mahkeme davayı bir ara kararıyla 'kısmi dava' olarak nitelendirip yargılamaya devam etmelidir. 3) **Tam Eda Davasına Çevirme:** Eğer dava dilekçesindeki talep edilen asgari tutar, alacağın bir kesimi olarak değil de tamamı gibi sunulmuşsa veya kısmi davanın koşulları da bulunmuyorsa, mahkeme davacıya alacak miktarını netleştirmesi ve eksik harcı tamamlaması için kesin süre vermeli; eksiklik tamamlanırsa davaya 'tam eda davası' olarak devam etmelidir. Aksi halde dava usulden reddedilir. (HMK m.26, 105, 119/2; Yargıtay HGK Kararları)