Temel cezanın belirlenmesinde TCK m.61'de sayılan ölçütlerin, cezanın bireyselleştirilmesi ve 'orantılılık ilkesi' (TCK m.3) açısından önemini açıklayınız. Hakimin bu ölçütleri gerekçeli kararında somut olarak gösterme zorunluluğunu Anayasa ve CMK hükümleriyle ilişkilendirerek değerlendiriniz.
TCK m.61/1'de sayılan ölçütler (suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, zaman/yer, konu, zarar/tehlike, kusur, amaç/saik), cezanın bireyselleştirilmesinin temel araçlarıdır. Cezanın bireyselleştirilmesi, kanundaki soyut cezanın her faile aynı şekilde uygulanması yerine, işlenen fiilin haksızlık içeriği ve failin kişisel durumu dikkate alınarak adil bir ceza belirlenmesini sağlar. Bu ölçütler, TCK m.3/1'de düzenlenen 'orantılılık ilkesi' ile doğrudan ilişkilidir. Bu ilke, işlenen fiilin ağırlığı ile hükmolunan ceza arasında bir denge olmasını gerektirir. Hakim, TCK m.61'deki ölçütleri kullanarak bu dengeyi kurar ve hakkaniyete uygun bir temel ceza belirler. Hakimin, temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçeleri, Anayasa'nın 141. maddesi ('Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır') ve CMK'nın 34. maddesi uyarınca, kararlarını aydınlatacak, keyfiliği önleyecek ve Yargıtay denetimine olanak tanıyacak şekilde, kanuni ve yeterli bir biçimde göstermesi zorunludur. (TCK m.3/1, 61/1; CMK m.34; Anayasa m.141; YCGK-K.2013/132)