Ceza Muhakemesi Hukukunda 'zorla getirme' (ihzar müzekkeresi) ve 'yakalama emri' arasındaki temel farkları, uygulama alanları, sonuçları ve bu tedbirlere tabi tutulan kişiye kelepçe takılıp takılamayacağı açısından karşılaştırınız.
Zorla getirme ve yakalama emri, her ikisi de kişinin adli makamlar önüne çıkarılmasını amaçlasa da, aralarında önemli farklar vardır: 1) **Niteliği ve Sonuçları:** 'Zorla getirme' (CMK m.146), daha hafif bir tedbirdir. Kişinin ifade veya sorgu için kolluk tarafından alınıp doğrudan ilgili makama götürülmesini ifade eder. Gözaltına alınmayı, nezarethaneye konulmayı veya 'Genel Bilgi Toplama (GBT) sistemine' işlenerek her yerde aranmayı içermez. 'Yakalama emri' (CMK m.98) ise, daha ağır bir tedbirdir. Kişinin özgürlüğünün kısıtlanmasını, gözaltına alınmasını, nezarethaneye konulmasını ve GBT sistemi üzerinden aranmasını içerir. Yakalanan kişi, en geç 24 saat içinde yetkili hakim veya mahkeme önüne çıkarılmalıdır (CMK m.94). 2) **Kelepçe Takılması:** CMK m.93'e göre kelepçe, ancak 'yakalanan' veya 'tutuklanan' kişilere, kaçma veya tehlike arz etme belirtileri varsa takılabilir. 'Zorla getirilen' kişi bu sıfatlardan birine sahip olmadığı için, kural olarak kendisine kelepçe takılamaz. Bu da zorla getirmenin, yakalamadan daha hafif bir tedbir olduğunu gösterir. (CMK m.93, 94, 98, 146)