Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda (TCK m.179/3) alkol oranının tespiti için şüphelinin vücudundan kan alınması sürecini, CMK m.75 çerçevesinde değerlendiriniz. Yargıtay'ın, bu suçun ceza üst sınırı dikkate alındığında, kan örneğinin 'zorla alınabileceği' yönündeki yorumunun hukuki dayanağını ve eleştirisini yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62207

Kandaki alkol oranının tespiti için şüphelinin vücudundan kan alınması, CMK m.75'te düzenlenen 'şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması' kapsamındadır. Kural olarak, bu işlem için şüphelinin rızası gerekir. Rıza yoksa, CMK m.75 uyarınca hakim kararı (gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı kararı) gereklidir. Ancak, CMK m.75/5, 'Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik örneklerle... örnekler alınamaz.' hükmünü içerir. TCK m.179/3'teki suçun üst sınırı iki yıl hapistir. Bu durumda, lafzi yoruma göre, rızası olmayan şüpheliden kan örneği alınamaması gerekirdi. Ancak Yargıtay, bu sınırlayıcı hükmün TCK m.179/3 suçu bakımından geçerli olmadığını, usulünce alınmış hakim veya savcı kararıyla kan örneğinin 'zor kullanılarak' da alınabileceğini kabul etmektedir (4.CD. 14.5.2013, 2011/5565-2013/16325). Bu yorumun hukuki dayanağı, trafik güvenliği gibi üstün bir kamu yararını koruma amacıdır. Eleştirisi ise, CMK m.75/5'in açık ve emredici hükmüne rağmen kıyas veya amaçsal yorum yoluyla temel bir hak olan vücut dokunulmazlığına müdahale edilmesi ve kanunilik ilkesinin zorlanmasıdır. (TCK m.179/3; CMK m.75; Yargıtay 4. CD Kararı)