Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile taksirle yaralama/öldürme suçunun birlikte işlenmesi durumunda, 'içtima kuralları'nın nasıl uygulanacağını Yargıtay'ın 'zarar suçunun oluştuğu halde tehlike suçundan hüküm kurulamayacağı' ve 'fiillerin birbiri ardına işlenmesi' şeklindeki farklı yaklaşımlarını karşılaştırarak analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62206

TCK m.179'daki kasıtlı tehlike suçu ile taksirle yaralama/öldürme gibi zarar suçlarının bir arada bulunduğu durumlarda içtima kurallarının uygulanması tartışmalıdır. Yargıtay'ın bu konuda iki farklı yaklaşımı bulunmaktadır: 1) **Asli Norm-Tali Norm veya Geçit Suç Yaklaşımı:** Yargıtay'ın genel eğilimi, 'zarar suçunun oluştuğu halde tehlike suçundan hüküm kurulamayacağı' yönündedir (12.CD. 5.6.2013, 2012/22230-2013/15344). Bu yaklaşıma göre, tehlike suçu (TCK m.179), daha ağır bir netice olan zarar suçunun (taksirle yaralama/öldürme) içinde erir ve fail sadece daha ağır olan zarar suçundan cezalandırılır. Burada fikri içtima (TCK m.44) kurallarının zımnen terk edilip, tehlike suçunun zarar suçu için bir 'geçit suç' olduğu kabul edilmektedir. 2) **Gerçek İçtima Yaklaşımı:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bir kararında ise (CGK. 04.11.2014, 2013/15-733-2014/483), trafik güvenliğini kasten tehlikeye düşürme ve taksirle trafik kazasına neden olma fiillerinin 'birbiri ardına işlenmesi durumunda' iki suçun da (hem TCK m.179 hem de taksirle yaralama/öldürme) gerçekleşmiş olacağına işaret edilmiştir. Bu yaklaşım, fiillerin ayrı ayrı değerlendirilip gerçek içtima kurallarının uygulanabileceğini göstermektedir. Ancak Yargıtay'ın güncel ve baskın uygulaması, tek bir eylemle hem tehlike hem de zarar suçunun oluştuğu durumlarda sadece zarar suçundan ceza verilmesi yönündedir. (TCK m.179; Yargıtay ve CGK kararları)