Anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanma davasına dönüşmesi halinde, anlaşmalı boşanma dilekçesinde yer almayan veya protokole konu edilmeyen taleplerin (örneğin maddi/manevi tazminat) akıbeti ne olur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını usul hukuku açısından değerlendiriniz.
Anlaşmalı boşanma davası (TMK m.166/3) çekişmeliye dönüştüğünde, yargılama çekişmeli boşanma davası (TMK m.166/1-2) olarak görülür. Bu durumda tarafların, anlaşmalı boşanma dilekçesi veya protokolü ile bağlı kalmaksızın yeni iddia ve savunmalarını ileri sürmeleri ve delillerini sunmaları gerekir. Anlaşmalı boşanma dilekçesinde yer almayan maddi/manevi tazminat gibi talepler, davanın çekişmeliye dönmesiyle birlikte ileri sürülebilir. Ancak bu taleplerin, HMK'daki usul kurallarına uygun olarak (cevap dilekçesi, karşı dava veya ıslah yoluyla) ileri sürülmesi ve harçlarının yatırılması gerekir. Yargıtay, ziynet alacağı gibi boşanmanın eki (fer'i) niteliğinde olmayan taleplerin, usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadıkça (karşı dava veya ayrı dava) boşanma davasında karara bağlanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - K.2019/7254). Bu nedenle, davanın çekişmeliye dönmesiyle birlikte tarafların boşanmanın fer'ilerine ilişkin taleplerini usulüne uygun olarak mahkemeye sunmaları kritik öneme sahiptir. (TMK m.166, 174; Yargıtay 2. HD Kararları)