İkna suretiyle irtikap suçu (TCK m.250/2) ile dolandırıcılık suçu arasındaki temel ayrım noktası nedir? Kamu görevlisinin 'görevinin sağladığı güveni kötüye kullanması' unsurunu bu bağlamda açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62196

İkna suretiyle irtikap suçu, kamu görevlisinin 'görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla', bir kimseyi kendisine menfaat sağlamaya ikna etmesidir. Bu suç, failin hileli davranışlarla mağduru aldatması yönüyle dolandırıcılık suçuna benzer. Ancak temel ayrım noktası, failin sıfatı ve hilenin niteliğidir. İrtikap suçunun faili 'kamu görevlisi' olmak zorundadır ve hileli davranışı 'görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak' gerçekleştirmelidir. Mağdur, failin kamu görevlisi olması nedeniyle onun söz ve davranışlarına güvenir ve talebinin yasal olduğuna inanır. Örneğin, vergi dairesindeki bir memurun, yasal olmayan bir ödemenin yapılması gerektiğini söyleyerek vatandaşı ikna etmesi bu suçu oluşturur. Dolandırıcılık suçunda ise failin kamu görevlisi olması şart değildir ve hile, herhangi bir aldatıcı davranışla gerçekleştirilebilir. (TCK m.250/2)