Maddi tazminat davalarında yargılamanın sonunda 'zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa' hakimin izlemesi gereken yöntemi Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi çerçevesinde açıklayınız. Hakimin bu konudaki takdir yetkisinin kapsamını ve sınırlarını tartışınız.
Maddi tazminat davalarında zarar gören, zararının varlığını, kapsamını ve miktarını ispat yükü altındadır. Ancak, 'uğranılan zarar miktarı tam olarak tespit edilemiyorsa', Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1. maddesi uyarınca hakim, 'olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler'. **Hakimin Takdir Yetkisi:** Hakimin bu konudaki takdir yetkisi, hem zararın varlığı hem de miktarı konusundadır. Kanun, zararın ispatına ilişkin zorlukların davanın reddi nedeni olamayacağını kabul etmiştir. Bu yetki, adaletin somutlaşmasını ve mağdurun ispat güçlüğü nedeniyle hakkından mahrum kalmamasını sağlamayı amaçlar. **Sınırları:** Hakim, takdir yetkisini kullanırken imkan ölçüsünde zararla ilgili tüm delilleri (tanık ifadeleri, tutanaklar, ekonomik veriler vb.) değerlendirmelidir. Hakim, kendi şahsi görüşünden ziyade, hayat tecrübelerine ve olayların normal akışına uygun, somut olayın özelliklerini dikkate alan, 'objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmayan' bir belirleme yapmalıdır. Hakim takdir yetkisini keyfi kullanamaz; verdiği kararı gerekçelendirmesi ve dosya kapsamıyla uyumlu olması gerekir. (TBK m.50; Metin içi atıflar).