Yargıtay içtihatlarında, 'alt sınırdan uzaklaşarak temel ceza tayini'nin hangi durumlarda mümkün olduğu ve hakkaniyete uygun bir ceza belirlemede dikkate alınması gereken hususlar nelerdir? Özellikle 'orantılılık ilkesi'nin bu süreçteki rolünü tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62166

Yargıtay, hakimin alt sınırdan uzaklaşarak temel ceza tayin etmesinde, TCK m.61/1'de belirtilen ölçütlerin (suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksir kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik) kanuni, yeterli ve dosya içeriğiyle uyumlu biçimde gerekçelendirilmesini zorunlu kılar (YCGK-K.2013/132). **Hakkaniyet ve Orantılılık İlkesi:** TCK m.3/1 uyarınca 'suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur'. Bu ilke, işlenen fiil ile hükmolunan ceza arasında bir denge olmasını gerektirir. Hakim, somut olayın özellikleri, mağdurda yarattığı etki, zararın miktarı, failin ustalığı, mağdurun sosyo-ekonomik durumu, suçun işlenme zamanı ve kastın yoğunluğu gibi unsurları dikkate alarak, fiilin haksızlık içeriğiyle ve dosya kapsamıyla uyumlu bir ceza belirlemelidir (YCGK-K.2019/689). **Kastın Yoğunluğu ve Tehlikenin Ağırlığı:** Kasıtlı suçlar açısından, failin kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı, alt sınırdan uzaklaşma nedeni olarak kabul edilir (Yargıtay 12.CD 2020/2046 K.). Örneğin, alkollü araç kullanma suçunda tespit edilen yüksek promil miktarı, kastın yoğunluğunu göstererek alt sınırdan uzaklaşmayı haklı kılabilir. **Taksirli Suçlarda Orantılılık:** Taksirli suçlarda ise failin kusurunun ağırlığı, alt sınırdan uzaklaşmada temel ölçüttür. Ancak, bundan her halde ağır kusurlu faile en üst hadden, hafif kusurluya alt hadden ceza tayin edilmesi gerektiği sonucu çıkarılmamalı; TCK m.61/1'deki diğer ölçütler ve orantılılık ilkesi bir bütün olarak değerlendirilerek haklı ve ölçülü bir ceza belirlenmelidir (YCGK-K.2020/415). (TCK m.3/1, 61/1; YCGK-K.2013/132, 2019/689, 2020/415; Yargıtay 12.CD 2020/2046 K.).