Hazine arazisinde bulunan muhdesat ve ağaçların bedelinin zilyedine ödenmesi ilkesini, 'kamulaştırmasız el atma' kavramı ve Yargıtay'ın bu konudaki içtihatları çerçevesinde değerlendiriniz. Anayasa Mahkemesi'nin 4706 sayılı Kanun'un ilgili hükmünü iptal etmesinin hukuki sonuçlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62164

Kamulaştırmasız el atma, idarenin bir taşınmaza hukuki bir kamulaştırma kararı olmaksızın fiilen el koyması veya kullanmasıdır. Kural olarak, taşınmaz üzerindeki yapılar ve bitkiler arazinin mülkiyetine tabi olsa da (TMK m.718), Hazine arazisinde başkasına ait olan 'muhdesat' (yapı ve ağaçlar) farklı değerlendirilir. **Kamulaştırma Kanunu ve Yargıtay:** 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesinin onuncu fıkrası, başkası adına tapulu taşınmazların kamulaştırılmasında binaların ve ağaçların bedelinin 'zilyedine' ödeneceğini düzenler. Yargıtay, bu hükmü kıyasen uygulayarak Hazineye ait zemin üzerinde bulunan muhdesat bedelinin tahsilini istemine ilişkin davalarda, davacı tarafından yetiştirildiğinin belirlenmesi halinde hesaplanacak bedelin idareden tahsiline karar vermiştir. Bu tür müdahaleler, Yargıtay ve Danıştay içtihatlarında 'kamulaştırmasız el atma' olarak nitelendirilmiş ve tazminat sorumluluğu doğurmuştur (Yargıtay 5. HD 2014/6321 E., 2014/21931 K.; Danıştay İDDK 28/3/2016, E.2014/1450, K.2016/1083). **AYM'nin İptal Kararı:** 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesinin onbirinci fıkrasının 'Yapı ve tesisleri yapanlar herhangi bir hak ve tazminat talep edemezler' şeklindeki ikinci cümlesi, Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'nın 36. maddesindeki 'hak arama özgürlüğüne' aykırı bulunarak iptal edilmiştir (AYM E.2014/9, K.2014/121). Bu iptal kararı, Hazine arazisi üzerinde muhdesat tesis edenlerin, idare tarafından bu muhdesatın kaldırılması halinde tazminat talep etme hakkının bulunduğu yönündeki hukuki beklentiyi güçlendirmiştir. Bu nedenle, idarenin bir tazminat ödemeksizin muhdesatı kaldırması mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder ve bu müdahale, kanunilik unsurunu sağlamadığı için Anayasa'nın 35. maddesini ihlal eder. (TMK m.718; 2942 SK m.19; 4706 SK m.5; AYM E.2014/9, K.2014/121; Yargıtay ve Danıştay kararları).