Türk Ceza Kanunu'na göre 'taksirle işlenen suçlarda' temel cezanın belirlenmesinde hakimin dikkate alması gereken ölçütler nelerdir? Özellikle 'kastın yoğunluğu' ve 'failin güttüğü amaç ve saik' gibi unsurların taksirli suçlarda gerekçe olarak kullanılıp kullanılamayacağını Yargıtay içtihatları ışığında değerlendiriniz.
Taksirle işlenen suçlarda temel cezanın belirlenmesinde (TCK m.61/1), TCK m.22/4'ün eklediği 'failin kusuru' ölçütü de dikkate alınır. Hakimin göz önünde bulundurabileceği diğer ölçütler: suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığıdır (YCGK-K.2011/105). Taksirli suçlarda, cezanın meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ile suç konusunun değeri de gözetilerek, 'ağırlıklı olarak kusura göre' belirlenmesi hakkaniyete ve yasaya uygun kabul edilmiştir. **Kullanılamayacak Ölçütler:** * **Kastın Yoğunluğu:** Yargıtay, taksirli suçlar açısından TCK m.61/1'in (f) bendinde yer alan 'kastın yoğunluğu' gerekçesine dayanılmayacağına hükmetmiştir (Yargıtay 12.CD 2014/10080 K.). Zira taksirde kast unsuru bulunmaz. * **Failin Güttüğü Amaç ve Saik:** TCK m.61/1'in (g) bendinde yer alan 'failin güttüğü amaç ve saik' ölçütü de taksirli suçlarda uygulanamaz (YCGK-K.2011/105). Çünkü amaç ve saik, kasıtlı davranışlarla ilişkilidir. Bu ölçütlerin taksirli suçlarda kullanılması, TCK m.61/3'teki mükerrer değerlendirme yasağına aykırılık oluşturur ve cezanın belirlenmesinde hataya yol açar. Hakim, bilirkişi kusur oranlarıyla bağlı olmamakla birlikte, teknik belirlemeler çerçevesinde failin kusurunun ne olduğunu ve etkinliğini denetlenebilir ölçütlerle belirlemelidir. (TCK m.22/4, 61/1; YCGK-K.2011/105; Yargıtay 12.CD 2014/10080 K.).