Türk hukuk sisteminde 'kanun yararına bozma' kurumunun hukuki niteliğini ve hangi koşullarda başvurulabileceğini açıklayınız. Bu kurumun 'görev' uyuşmazlıklarının çözümündeki rolünü ve Yargıtay'ın bu konudaki yetkisini somutlaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62145

Kanun yararına bozma (CMK m.309), temyiz incelemesi yapılmaksızın kesinleşen karar veya hükümlere karşı olağanüstü bir kanun yoludur. Hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlamayı amaçlar. **Koşulları:** 1. Karar veya hüküm kesinleşmiş olmalıdır. 2. Kararda veya hükümde kanuna aykırılık bulunmalıdır. 3. Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmalıdır. **Görev Uyuşmazlıklarının Çözümündeki Rolü:** 'Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir' ilkesi (CMK m.3/1) uyarınca, mahkemeler arasında bir davanın hangi mahkemenin görev alanına girdiğine ilişkin 'olumsuz görev uyuşmazlığı' çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler (CMK m.4/2). Yargıtay ilgili daireleri, bu tür görev uyuşmazlıklarının kanun yararına bozma yoluyla önüne geldiğinde, kanun hükümlerine uygun olarak görevli mahkemeyi belirler. Örneğin, bir mahkemenin görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğu veya bir ihtisas mahkemesinin görevli olup olmadığına ilişkin uyuşmazlıklarda Yargıtay kanun yararına bozma ile devreye girer. Bu yolla, anayasal güvence altına alınan 'doğal/yasal yargıç' ilkesine uyulması sağlanır. (CMK m.3, 4/2, 309; Yargıtay kararları).