Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3. maddesinde düzenlenen 'mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir' ilkesini, yargı çevresi ve ihtisas mahkemeleri bağlamında oluşan görev uyuşmazlıkları üzerinden değerlendiriniz. Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını örnek kararlar ışığında analiz ediniz.
CMK m.3/1 uyarınca 'Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir'. Bu ilke, Anayasa'nın 37. maddesindeki 'hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz' ve 142. maddesindeki 'mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri... kanunla düzenlenir' hükümleriyle uyumlu 'doğal/yasal yargıç' ilkesinin bir gereğidir. **Görev Uyuşmazlıkları:** Mahkemeler arasında bir davanın hangi mahkemenin görev alanına girdiğine ilişkin 'olumsuz görev uyuşmazlığı' çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler (CMK m.4/2). Yargıtay, bu tür uyuşmazlıklarda kararlarında görevli mahkemeyi tayin eder. **İhtisas Mahkemeleri ve Yargı Çevresi:** Örneğin, Basın Kanunu (m.27) kapsamındaki suçlarda (basılı eserler yoluyla işlenenler), Asliye Ceza Mahkemelerinin özel daireleri (2 numaralı mahkeme) görevli kılınmıştır. Ancak Yargıtay, internet üzerinden yapılan yayınların Basın Kanunu kapsamında kalmadığını ve dolayısıyla bu özel görevlendirmeye tabi olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. CD 2017/80 E., 2017/93 K.). Yine, Çocuk Koruma Kanunu (m.26) uyarınca çocuk mahkemeleri kurulduğunda, bu mahkemelerin asliye ceza veya sulh ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda suça sürüklenen çocuklara bakacağı; HSYK kararlarının göreve ilişkin kanun hükümlerini yürürlükten kaldıramayacağı vurgulanmıştır (Yargıtay 5. CD 2017/6962 E., 2018/22 K.). Bu, idari işlemlerle yasal görevlendirmelerin değiştirilemeyeceği ilkesini pekiştirir. (CMK m.3, 4/1, 5/1; Anayasa m.37, 142; 5187 SK m.27; 5395 SK m.26; Yargıtay kararları).